31 Ocak 2008 Perşembe

Meraklısına...

Lord Kinross'un Atatürk'ü objektif olarak anlattığı kitaptan bir bölüm..(S.205-206)


"Çevrelerindeki özgürlük havasına uyan subaylar bir şarkı mırıldanmaya başlamışlardı. 'Başını duman almış dağlardan, ağaçlardan, kuşlardan, gümüş derelerden ' söz eden romantik bir İsveç şarkısı.
'Yürüyelim arkadaşlar!
Sesimizi yer,gök,su dinlesin,
Sert adımlarla her yer inlesin,
inlesin!'
Bu şarkı sonradan genişleyerek bütün Anadolu'yu kaplayan 'arkadaş' gruplarının ağzında ihtilal şarkısı olacak ve sonraları - yabancı bir kaynaktan geldiği bile unutulup - genç Cumhuriyet çocuklarının okul marşı olarak kutsal bir emanet gibi saklanacaktı."

Hüzün...

Eskiye ait bir karalama...

Dikkatli olmalısın çocuk bu sokaklarda,
Dalgınsan..Karanlık ufkunu yaralar kaçar,
Baksan da göremezsin..Koşsan da bulamazsın..
Cebindeki hayaller ansızın bir çığlıkla biter..

Bulutlar cam gibi kırık kırıktır burada,
Genç yüreğine deli gibi batar..kaçamazsın,
Başın üstüne yapayalnız yıldızlar yağar,
Gündüzlerin gecelerine karışır..şaşırırsın..

30 Ocak 2008 Çarşamba

Merhaba..

Başlangıçta ne vardı? Işık...Işığın olduğu yerde gölge de olmaz mı? Goethe son nefesinde "daha çok ışık" demişti..Herşey solak olunca, "daha çok gölge" uygun düşüyor..